Bir İçten Sitem
ismail doğandeli gibi koşarak
kaçsam diyorum
bulunduğum yerden
bu beni bırakıp
ben nereye gideceğim
nereye gittiğim fark eder mi
bu ben benimle oldukça
nereye gitsem çıkacağım yer
ben değil miyim
biraz duygusal az romantik
ve hiç gülmeyen insanlarız
kahkahalarımız duygusallığımızı
gizlemek için birer perde
bu perde belki de
son oyundur hayatımızda
hayatımız
bir televizyon kadar renkli değil
olsa olsa babalarımızın anlattığı
siyah beyaz filmlerdir
kimse görmesin diyedir
kendimi saklayışım
biraz sevap
ve bolca günahım
Allah’ım senden saklayamıyorum
bunları affet
günahlarım
vapurun etrafında dolanan
martılar gibi
üşüşüyor üzerime
günahlar
şimdi bilmem kaç beğeniye
yazılıyor sosyal medyada
biraz egzoz dumanı iyi gelecektir
istanbulun o eşsiz
pisliği üzerine
o varoşluğun yine üstünde
hani o hafta sonları
üstünde gezinen insanların
çokluğuyla övünmen nerede
sen de çok yalnızsın istanbul
yalnız ve kirlisin artık
tıpkı ben gibi
kabul et
kirlendik dostum
temiz değiliz eskisi gibi
insanlar bizi bitirdi
ve bizi seviyormuş gibi yapıyorlar
bu belki de en büyük kazıkları bize
ben seni seviyorum istanbul
ben senin
gece kimsesizken
o seni üzenleri
saklarmışçasına
sessizliğe bürünmeni seviyorum
biraz kuşkulu ve çokça meraklı
soruyorum
çoğu insanın
hayatını kararttın
cehenneme gitmeni istesem
kızar mısın istanbul?