Dünyamın Cam Kenarı
ayyüce güloğluKuşlardan başlarsan yoldaş edinmeye, gökyüzü dolar heybene…
Şeritlerin ne anlama geldiğini büyükbabamdan öğrendiğimde aslında arkası uzun Toros marka ama kendine göre Mercedes arabasıyla bir yere gezmeye götürüyordu. Kendine göre Mercedes dedim ama mesela pahalı bir araba görse “şuna yanlışlıkla vurursam arabayı vurduğum yerde bırakır giderim” dediği anlarda gerçek bir Toros. İşte şerit diyordum, bense öğrenene kadar hiç sorgulamamıştım neden uzun ya da kesikli diye. Her şeyde olduğu gibi onda da görebilene ve bilebilene oldukça yüklü anlam varmış. Mesela sabretmek en çok devamlı çizgilerin sahnesine yakışırmış. Önünü göremediğin yolların nazını yavaşlayarak çekmenin bir diğer adıymış. Kesikli çizgilerse, özgürce ilerlerken senin yolunda olmasa dahi başkasının özgürlüğünün de farkında olmakmış.
Şerit deyince gözlerimin önünde beyaz çizgiler beliriyor ama yalnız başına değil. Siyah zeminsiz şerit olur mu? Şeritleri bunca anmışken siyah zemini atlamak olur mu… Öyleyse dile gelsin kimi zaman çıkmazlara açılan kimi zaman dağları aştıran.
Evet yol diyorum güzel kardeşim ve hatta yollar diyorum. Varmadan tüm yolcuların kaderdaş olduğu bir tür yaşam kesiti. Kulağa geldiği anda birçok anlam ifade eden kısmi eş sesli bir kelime. Varış ya da kaçış. Sığınış ve hatta arayış.. Taşıta indirgenmemiş hali ise büsbütün “yaşayış”. Boynuna geçirdiğin o heybe ise kendini sana gösteren güzellikleri biriktirmen için. Döküp saçmadan har vurup harman savurmadan biriktirmen için.. Bir yandan da manzaralar geçiyor pencereden. Bilirsiniz yol da yalnız başına canlanmaz. Yan tarafta beliren tek bir kuş tek bir ağaç dahi manzaradır. Durup mola verdiğinde tanış, başını çevirip geçtiğinde yabancı olduğun geniş manzaralar da olmazsa olmaz. Yerleşkeler, insanlar.. Yeniden harekete geçtiğinde yoluna yoldaş ettiğin -bu biraz da manzara ortaklığı demek oluyor- nerdeyse her şeyden de sorumlu oluyorsun. Çünkü yoluna düşeni heybene katacak sensin.
En nihayetinde nereye bilinmez ama mutlaka varacaksın.. Taşıdıklarının ağırlığını, yokuşları ve geride bıraktıklarını unutma. Çünkü bunları unutmak yolda olmanın adabına yakışmaz. Öyle bir yol seç ki..
Bu bir güzelleşiş olsun arayış efektiyle.
Bir varış, sığınış olsun En Güzel‘e affediliş ümidiyle…
Güzel yollar güzel kardeşim! Manzaralarının güzelliği bol olsun!