Mitolojik Hasret
Oktay gülerYokluğundan başka yoksulluğum mu var sanırsın.
Adem’in Havva’sı için izinsiz aldığı elmanın düştüğü yerde başlayan bir sevdanın
bugüne dek tek başlı silahşoruyum şimdilerde.
Ne geceye ağıtlar düzebilirim artık
Ne de bir şiirin içindeki kafiye olabilirim.
Memeden kesilmişim
Ağzımda hala süt kokan bir tat,
Göğsümün tam da şurasında sensiz atan tik taklı bir saat.
Eurupidies’le başladı bu trajedi
Bazen Oidipus oldum,
Bazen Elektra
Tüm dramlarda.
Annemi kaybettim senden önce
Sonra babamı
Ve en son da kendimi.
Bir kimsesizliğin kimliğini alıp verdiler elime.
Bazen yola koyuldum Emrah gibi
Bazense teşebbüs ettim türlü ölümlere
Mayakovski gibi.
Hepi topu üç şiir yazabildim sana
Ben adına yokluğun dedim
Başkalarıysa ölüm.
Yalnız sanaydı adamlığım.
Zira çok sevilmedim meyhanelerde.
Ya masamda yarım bir şarap vardı
Ya da Neyzenli küfürler.
Tohumlarım saçıldı manzarası çıkmaz sokaklara bakan beşinci sınıf otel odalarında
Çocuklarım oldu sayısını bilmediğim.
Yarıştım kâh Cemal’le kâh İskender’le…