Sylvia Plath’a
berika kurtAcıların pençesinde kıvranırken
Gözyaşında düştüm kalbine Sylvia
Sen ki vahşi bir çiçek gibi durur
Hüzünlerle büyürsün
Anlaşılmadığını düşünüp kahrolursun
Ellerim omzunda, yanındayım Sylvia
Zannetme ki bir tek acı çeken,
Varoluşun yokluğunda sancıyan sensin
Tüm insanlığın yükünü sırtlanmış
Yalnız taşırım sanırsın
Ben varım görmüyorsun
Ölümün kıyısında öylece duruyorsun
Beklemelisin son nefesin kutlu yürüyüşünü.
Ben gökyüzünün saygın bir üyesiyim
Ne acı çeker ne de bir his duyarım,
Ruhsuz bir bedende oradan oraya savrulurum
Cennetin ortasında cehennemi yaşıyorum
Yalınayak kızgın kumlarda yürümek,
Zamansızlığın ötesinde bir zamana ait olmak,
Kalbinde aşkı ve acıyı hissetmek
Ne de güzel bilemezsin.
Gün gelip uçtuğunda göğe
Zerresi kalmayacak acıların ve hislerin
Hassas kalbin için bir cehennem olsa da bu dünya
Doğan güneşin yüzünde hissettirdiği
O sıcacık hissi yaşamaya devam etmelisin
Yazmalısın sen, hep yazmalısın
Yeryüzünü inletmeli şiirlerin
Tercüman olmak hislere, bu göklerde yok Slyvia
Şiir korunaklı bir sığınak
Ve en iyi anlaşılma biçimidir
Gün gelip uçtuğunda göğe, yazamayacaksın
Kimseler bilmeyecek seni
Şimdi, şu anda yaşa
Var olmanın dayanılmaz hafifliğini